16.1.09

Vehbi AKBAŞ

DERS

masamda kağıt
elimde kalem
seni yazıyor,
seni çiziyor,
seni yorumluyorum...

11.1.09

WHO CARES !

Who cares it's raining !
You are in my heart
Your song on my lips
I sing...
Who cares it's raining !
But only you, only you
I think...

26.12.08

BELA

bu bela kan belası
elleri kırmızı…
can belası
başında Azrail kılıcı
söker yüreğini yerinden…
taş belası bu bela
kan kusar sertliğinden…
bu bela baş belası
adamı vurur
ta beyninden…

22.12.08

sevgili annem

al yazmalı güzel annem:
ah bir bilsen içimdeki hasreti!
ne hayaller kurdum
ne umutlar yoğurdum
seninle gülmek,
seninle ağlamak için.

nasıl unuturum
yaşam denen havayı
ilk soluduğum anı?
ikimiz de ağlamıştık;
ben terk ettiğim için
mutlu yuvamı,
sense
bir oğul doğurmanın sevinciyle
acılarına bastırmak için
duyduğun dramı…
ağlamalarla sindirmiştik
yüreğimize
sen ak teninde
kol kol gezen sancıyı,
bense
çıplaklığımı saran
acıyı…

bugün gibi hatırlıyorum
kucağına ilk verilişimi;
yavru bedenime dolamıştın
kollarını,
acıdan sapsarı kesilmişti yüzün;
iki mavi boncuk gibi
yüzüme dikmiştin
şevkatli bakışlarını;
silesim gelmişti de
şakağına düşen gözyaşlarını
bir türlü becerememiştim.

“oğlum!” deyip oynattığında
titrek dudaklarını
“annem!” diyemedimse
darılma sakın!

ak göğsünden
yudum yudum
beslemiştim
bugün
ölüm kefenleriyle
doyurduğum karnımı….
‘anne şefkati!’
öğrenip de
bir türlü
heceleyemediğim
ilk sözdür…

nasıl da dinlemiştim
- çocuk yüreğiyle-
korkudan parçalanmış
yüreğindeki atışları …

dilerdim ki
nazar taşlı beşiğimde
- ömür boyu-
bana ninni diyesin;
dilerdim ki
o dualı ellerinle
kaderimi sen çizesin…

oysa zavallı annem!
seni ağız tadında
doyuramamanın,
seni yokluklar içinde
mutlu edememenin hüznü
kahretti beni…

ne yumuşak dizinde yatıp
hayal kurabildim,
ne doyasıya güldüğünü
gördüm…

dahası canım annem:
aydınlık günleri görmeden,
üflemeden
bir ömür boyu
asitlenmiş
zamanın küllerine
bu dünyadan ayrılmana
dayanamam;
ak örtüler altındaki
tabutuna
kara mendil
sallayamam…
senden bir parçayım
ben,
sensiz yaşayamam
sevgili ANNEM!

20.12.08

ben böyle severim...



sen insansın diye
seni
aklınla severim,
yüreğinle...
düşüncelerin
en güzel başağın tohumlarıdır.
sen güçlüsün diye
seni
direncinle severim,
yumruğunla....
bakışların
en güzel duygunun ifadesidir.
sen umutsun diye
seni
varlığınla severim,
yarınınla...
yaşantıların
en güzel günlerin yansımasıdır...
sen korkusuzsun diye
seni
ölümünle severim,
kefeninle...
agıtların
en ağır kamçının ezgisidir.
sen insansın diye
seni
anılarınla severim
anıların
yaşanmamış
en
güzel yılların habercisidir.
Ağustos,1988

memleketim..



bir başka sefere kaldı memleketim,
bir başka sefere...
kolkola,
halaylarla
çoğalıp geleceğiz!..
bu geliş,
son geliştir...
güneşe yükseleceğiz!..